Bir derdim var !



Uzuun bir aradan sonra merhaba,

Havalar soğuk, hala mont giyiyoruz. Sanki her geçen gün biraz daha soğuyor. Ben de her geçen gün soğuyan hava ile birlikte biraz daha bunalıma giriyorum. Yataktan çıkasım yok, işe gidip çalışasım çoğunlukla olmazdı zaten, bu aralar hiç yok .

Bugün bloggerların kendi aralarında yaşadıkları sorunlarla ilgili bir yazı okudum. Marka iletişimcilerinin bloggerlara bakış açısıyla ilgili daha da karamsarlığa düştüm. Hatta insanların yazıya yaptıkları yorumlar ile blog dünyasından uzaklaşmak istedim. Fakat derdimi anlatmak için yine bloğuma döndüm ve yazıyorum.

Dünyaca ünlü bloggerlarla çalışmak isteyen firmalar var bunun için ise ücret ödemeyi düşünmüyorlarmış. İçerik konusunda blogların onlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorlarmış.Oysaki satın alma davranışını en çok etkileyen unsurlardan birisidir bloglar.Çünkü özel yaşamında nasıl yer aldığı nasıl etki ettiğini görürüz. Kozmetik üründen, telefonlara kadar hatta sinemaya, tiyatroya giderken bile yapılan yorumları okumaz mıyız?

Bana diğer geleneksel medya kanallarına göre daha sıcak gelir. Fakat gizli reklam alan, kullanmadığı ürünü kullanıyormuş gösteren bloglar, sayfasına banner alan bloglar bunlar da mevcut. Benim yıllardır takip ettiğim blog, sayfasına yanarlı dönerli bir reklam almış. Öyle gözüme batıyordu ki yazdıklarını okuyamaz oldum. Ve şuan fark ediyorum da aylardır tıklamamışım.

Yani köşe yazan gazeteciler gibi reklam teklifi almak, ürün hediye edilmesi çok normal bunları blogda nasıl yer alacağını yazan kişi belirleyeceği için de sorun yok. Kimisi milyonlara ulaşırken kimisi yok edip gidilmeye mahkum olacaktır.

Kırkı çıkmak diye bir terim vardır bebekler için kullanılan. Henüz kırkı yeni çıkmış bir blog olarak tüm bunlara cevap yazmamı eleştirebilirsiniz. Fakat ben yazandan çok yılların okuyucusu ve halkla ilişkiler uzmanı olarak yazdım. Ve herkesin düşüncesine de saygı duyuyorum .

En yakın zamanda görüşmek üzere :)

0 yorum: